VitrA`dan Haberler
İstanbul Modern'in Londra Tasarım Müzesi işbirliğiyle gerçekleştirdiği "Tasarım Kentleri" sergisinde dünyanın en önemli tasarımcıları yer alıyor Tasarımın Serüveni 23 Nisan 2008 – 10 Ağustos 2008
Tasarım Kentleri sergisi çağdaş tasarımın serüvenini, uluslararası anlamda yedi önemli kente ve bu kentlerin tasarımın gelişimindeki belirleyici konumlarına odaklanarak anlatıyor. Sergi, kentlerin farklı zamanlardaki konumlarının, tasarımın gelişimini yönlendirmeye nasıl katkıda bulunduklarını göstermeye çalışarak, tasarımın çağdaş kültürü biçimlendirmesini inceliyor. Aynı zamanda tasarımın, seri üretimin ve tekil üretimlerin, yüksek teknolojinin, yeni malzemelerin ve bu alandaki iletişimin kilit yönlerini bir araya getiriyor. Serginin sponsorları VitrA ve Intercity, sergi destekçileri başta İstanbul Büyükşehir Belediyesi olmak üzere Tepta Aydınlatma, Marshall, CNN Türk, Mas Matbaa, Acarlar Makine, Bluechip Creative Events, Borsa Lokantaları A.Ş., katkıda bulunanlar ise British Council, Goethe- Institut Istanbul ve Finlandiya Büyükelçiliği. Tasarım Kentleri sergisinde, Charles ve Ray Eames'in sandalyeleri gibi tasarım klasiklerinin yanı sıra, dönemlerini en çarpıcı biçimde gözler önüne seren William Morris, Owen Jones, Christopher Dresser, Adolf Loos, Le Corbusier, Eileen Gray, Achille Castiglioni, Ettore Sottsass, Gio Ponti, Otto Wagner, Josef Hoffman, Paul Smith, Ron Arad, Zaha Hadid ve Ross Lovegrove gibi ünlü tasarımcıların çalışmaları yer alıyor. 1851'den 2008'e 7 kent 1851 yılındaki "Büyük Sergi" zamanının Londrası'nda başlayan sergi, modernist dilin yeni yeni biçimlenmeye başladığı, Birinci Dünya Savaşı'nın hemen öncesindeki Adolf Loos'lu Viyanası'na; dünyanın en ünlü tasarım okulu olan Bauhaus'un yer aldığı Almanya'daki küçük Dessau kentine; 1930'larda, görsel kültürün başkenti olan, Picasso ve Le Corbusier'li Paris'e; Amerikan tasarım yüzyılını tanımlayan, Charles Eames'in son derece incelikli atölyesini ve evini inşa ettiği, savaş sonrası yıllarının Los Angelesı'na; 1960'larda, çağdaş tasarımın başını çeken Milano'ya ve 1980'lerde Avrupalı endüstri tasarımının ahlaki katılığının ötesine geçerek daha oyunbaz bir anlayışla varlığını hissettiren Tokyo'ya ulaşıyor. Sergi, sonunda yine başa dönerek çemberi tamamlıyor ve bir kez daha, bugün dünyanın önde gelen tasarım merkezi olan, Ron Arad, Zaha Hadid, Ross Lovegrove, Jasper Morrison ve daha bir çok öncü tasarımcının yaşamakta olduğu Londra ile sona eriyor. 150 yıllık süreçte tasarımın gelişimi Serginin küratörü Londra Tasarım Müzesi Direktörü Deyan Sudjic, tasarımın son 150 yıl içinde mekanik ve anonim bir süreç olmaktan çıkıp, zaman zaman markalaşmanın, şöhretle güdülenmiş bir altkümesi olmaya başladığını belirtiyor. Gelişme aşamasında, mimarinin egemenliği altında olan tasarımın, modadan mobilyaya kadar endüstriyel üretimden, grafikten, kesinlikle ince bir farkla ayrı bir etkinlik olarak su yüzüne çıkmaya başlamasının daha çok yeni olduğu görüşünü dile getiriyor. Sudjic, "Tasarımın gelişimini anlamak için, bazı kentlerin, tarihlerindeki özel zamanlarda tasarım pratiğiyle nasıl ilerlediğine bakmak gerekiyor. Bu sergideki zamandizinin çeşitli dönemlerde tasarım sayesinde yön değiştiren kentleri gösteriyor" diyor. İstanbul Modern Yönetim Kurulu Başkanı Oya Eczacıbaşı, Tasarım Kentleri sergisinin, Türk tasarımının, dünya tasarım ortamı ve çağdaş sanat ortamıyla ilişkisinin güçlendirilmesi bakımından çok önemli bir adım olduğunu vurgulayarak, "Böylece, izleyicilerimizi tasarım tarihiyle buluştururken, bir taraftan da dünya tasarımıyla Türk tasarımı arasında yaratıcı alışverişi sağlayacak, yerel yaratıcılığı besleyecek ve etkileyecek bir platform oluşturduğumuza inanıyoruz" diyor. Oya Eczacıbaşı, İstanbul Modern'in tasarım alanında yeni sergiler düzenlemeyi ve bu konuda bir düşünce platformu ve diyalog ortamını oluşturarak İstanbul'un bir "tasarım kenti" olma iddiasını desteklemeyi görev kabul ettiğini belirtiyor. Tasarım Kentleri sergisinin, dünya ekonomik düzeninde çok büyük değişimlerin yaşandığı bir döneme rastladığına ve "gelişen pazar" Türkiye'nin ulusal ve uluslararası ölçekte pek çok alanda rekabet ettiğine değinen İstanbul Modern Tasarım Küratörü Paul McMillen da, bu rekabet ortamında Türk tasarım potansiyelinin de daha fazla öne çıktığını savunarak, "Tasarım Kentleri sergisinin Türkiye'nin yaratıcı, kültürel ve hatta sanatsal geleceğine ciddi katkılarda bulunacağını, bunun katlanarak artacağını umuyoruz" görüşünü dile getiriyor. 64 tasarımcı 109 yapıt, 7 marka 12 ürün
Daha fazla bilgi için: |
İstanbul Modern, Tasarım Kentleri sergisiyle, dünya tasarım anlayışını değiştiren en önemli sanatçıların yapıtlarını bir araya getirerek, 19.yüzyıl ortalarından günümüze kadar tasarım tarihini yansıtıyor. Londra Tasarım Müzesi işbirliğiyle gerçekleşen serginin küratörlüğünü Londra Tasarım Müzesi Direktörü Deyan Sudjic'in üstleniyor. Mimariden endüstriyel ürünlere, mobilyadan grafik tasarımına, modadan otomotive uzanan çok geniş bir yapıt seçkisini içeren sergide, 64 tasarımcının 109 yapıtı, 7 markanın 12 ürünü yer alıyor. 23 Nisan-10 Ağustos 2008 tarihleri arasında İstanbul Modern'de izleyicilerle buluşacak olan sergi, 5 Eylül 2008-14 Ocak 2009 tarihleri arasında da Londra Tasarım Müzesi'nde yer alacak.







